Ceza puanı uygulaması hakkında bilgimiz var mı? Ya da Ne biliyoruz ne kadar biliyoruz...
Ceza puanı uygulaması 1 yıl boyunca sürücü hatalarının takibi ve gerekli müdahaleler in yapılmasını sağlayan bir sistem. Tabiî ki "Yüksek Puan" almak burada can sıkıcı olabilir, 5 yerine dört almış arkadaşlarım aklıma gelince seviniyorum doğrusu bu yönde bir eğilimim olmadığı için!
Ceza puanının her trafik hatası veya suçu karşılığı bir değeri var. Bazı hatalar 3 bazı hatalar 5 ve 1 puan hatırladığım kadarı ile, ve sınır 100 puan olmalı. Peki, 100 puana ulaştınız ne olacak, tabiî ki "Takdirname" almayacaksınız. bunu karşılığı trafikten kısa süreli men ve ehliyete el konulması ve sanırım duruma göre rehabilitasyon. Bunun yanında psikoteknik test dedikleri bir yetenek ölçüm sistemi. Burada bunu açmak istiyorum, nedir psikoteknik test. Bu test ile askerliğimi yaparken tanıştım. O dönem ben ve benim gibi 300 asker daha aynı kâbusu yaşadı.
Kabus mu !? O neden? diyorsanız eğer, şoför adaylarının eliminasyonu amacı ile kullanılan psikoteknik bizim için komando veya şoför olmak anlamı taşıyordu. Komando olmak değil ama eğitimi korkutuyordu herkesi.
Devam edelim, psikoteknik beyin ile uzuvlar arasında ki iletişimi ( Buna refleks yanıt sistemi diyebiliriz ), algıda seçicilik, mantıksal yetenek, dış etkilere cevap gibi zihninizi zorlayan bir dizi test den ibaret. Örnek vermek gerekirse, saniyenin 3’te biri süresinde bir resim size gösterilir. ve daha sonra resimle ilgili bir soru sorulur " resimdeki yol asfalt, stabilize yada parke taş mı ?"" hadi buyrun görmediniz ki cevap verin, gördüyseniz bile emin değilsiniz. Diğer bir soru şekli " 2 şekil aynımı değil mi " gelen şekilleri anlamlandırmaya çalışırken zaman geçer, ama doğruluktan öte zaman önemlidir, çok hızlı olmak gerekir.
Ne derece başarılı olduğumu bilemesem de şoför olabildim.
Ceza puanı uygulaması ve yaptırımları böyle işliyor hatırladığım kadarı ile. Peki, neden anlattım bunları?
İlk yazımızda bahsi geçmişti, 98 ve 101 puanlı minibüs şoförleri konuya sebep teşkil etmekte. Bilinen bir gerçek minibüs, otobüs ve taksi şoförleri ( hatasız ya da hatasız olamaya çalışlanlar vardır, üzerlerine lütfen alınmasınlar ) "Kural İhlalleri " konusunda çok başarılı. Benim değinmek istediğim, yaşadığımız dâhil olduğumuz sistemin yani trafik düzeni ve kurallarının ya da trafik kanunlarını bu insancıkları nasıl aramızda barındırabiliyor?
Olayın açığa çıkması çok ilginç, Minibüs hareket eder, yol üzerinde bir arkadaşını alır ve sohbet başlar.
- Ne haber ?
- İyi abiii işte
- Biliyomusun filancayı harcamışlar ( yada buna benzer bir tabir )
- kimi ?
- Onu işte
- Haa Biliyorum, bunuda ... zaten !
- Yapma yaa
- Abi bende 98 puan var !
- Bendede 101
- Ben çalışmasam peder bana bakar mecburen varsın olsun
- Biliyomusun yıl dönümünde benim 98 sıfırlanıyor
- Ama senin 101 sıfırlanmıyor 5 sene geçse bile
- Hadi yaa !
Şimdi benim anlamadığım bilmediğimiz bir ekonomik güç bu adamları trafiğe çıkıp kafalarına göre takılsınlar diye destekliyor mu, ya da bu adamlar neye güvenip bu kadar rahat davranıyorlar. Peki, öncelikle özür dileyerek, bu sidik yarışı neden? Atari oyunu değil ki yüksek puan hava atmak için bir sebep olsun " ben seni geçtim, senden daha iyiyim" diyebilmek için sebep olsun.
Ne cesaret ki bunlar rahatlıkla sokakta dolaşabiliyorlar. Bence kaldırımda yürümeleri bile sakıncalı bu insanların. Sistemin yaptırımları bu kadar mı zayıf ki bu insanlar trafiği hala oyun sanıyorlar.
Nasıl oluyor da kurban oluyoruz, kurban olmamak için bizde mi bu şekilde rahat olalım.
Burada bir cümle yazmak istedim, çok sevdiğim bir kitaptan alıntı olarak.
" Kendi cenazenizi hiç düşündünüz mü, tabutun çevresinde insanlar neler yapıyor, neler konuşuyor. Ne düşünüyorlar hakkınızda. Düşünün "
Saygılar
Ceza puanı uygulaması 1 yıl boyunca sürücü hatalarının takibi ve gerekli müdahaleler in yapılmasını sağlayan bir sistem. Tabiî ki "Yüksek Puan" almak burada can sıkıcı olabilir, 5 yerine dört almış arkadaşlarım aklıma gelince seviniyorum doğrusu bu yönde bir eğilimim olmadığı için!
Ceza puanının her trafik hatası veya suçu karşılığı bir değeri var. Bazı hatalar 3 bazı hatalar 5 ve 1 puan hatırladığım kadarı ile, ve sınır 100 puan olmalı. Peki, 100 puana ulaştınız ne olacak, tabiî ki "Takdirname" almayacaksınız. bunu karşılığı trafikten kısa süreli men ve ehliyete el konulması ve sanırım duruma göre rehabilitasyon. Bunun yanında psikoteknik test dedikleri bir yetenek ölçüm sistemi. Burada bunu açmak istiyorum, nedir psikoteknik test. Bu test ile askerliğimi yaparken tanıştım. O dönem ben ve benim gibi 300 asker daha aynı kâbusu yaşadı.
Kabus mu !? O neden? diyorsanız eğer, şoför adaylarının eliminasyonu amacı ile kullanılan psikoteknik bizim için komando veya şoför olmak anlamı taşıyordu. Komando olmak değil ama eğitimi korkutuyordu herkesi.
Devam edelim, psikoteknik beyin ile uzuvlar arasında ki iletişimi ( Buna refleks yanıt sistemi diyebiliriz ), algıda seçicilik, mantıksal yetenek, dış etkilere cevap gibi zihninizi zorlayan bir dizi test den ibaret. Örnek vermek gerekirse, saniyenin 3’te biri süresinde bir resim size gösterilir. ve daha sonra resimle ilgili bir soru sorulur " resimdeki yol asfalt, stabilize yada parke taş mı ?"" hadi buyrun görmediniz ki cevap verin, gördüyseniz bile emin değilsiniz. Diğer bir soru şekli " 2 şekil aynımı değil mi " gelen şekilleri anlamlandırmaya çalışırken zaman geçer, ama doğruluktan öte zaman önemlidir, çok hızlı olmak gerekir.
Ne derece başarılı olduğumu bilemesem de şoför olabildim.
Ceza puanı uygulaması ve yaptırımları böyle işliyor hatırladığım kadarı ile. Peki, neden anlattım bunları?
İlk yazımızda bahsi geçmişti, 98 ve 101 puanlı minibüs şoförleri konuya sebep teşkil etmekte. Bilinen bir gerçek minibüs, otobüs ve taksi şoförleri ( hatasız ya da hatasız olamaya çalışlanlar vardır, üzerlerine lütfen alınmasınlar ) "Kural İhlalleri " konusunda çok başarılı. Benim değinmek istediğim, yaşadığımız dâhil olduğumuz sistemin yani trafik düzeni ve kurallarının ya da trafik kanunlarını bu insancıkları nasıl aramızda barındırabiliyor?
Olayın açığa çıkması çok ilginç, Minibüs hareket eder, yol üzerinde bir arkadaşını alır ve sohbet başlar.
- Ne haber ?
- İyi abiii işte
- Biliyomusun filancayı harcamışlar ( yada buna benzer bir tabir )
- kimi ?
- Onu işte
- Haa Biliyorum, bunuda ... zaten !
- Yapma yaa
- Abi bende 98 puan var !
- Bendede 101
- Ben çalışmasam peder bana bakar mecburen varsın olsun
- Biliyomusun yıl dönümünde benim 98 sıfırlanıyor
- Ama senin 101 sıfırlanmıyor 5 sene geçse bile
- Hadi yaa !
Şimdi benim anlamadığım bilmediğimiz bir ekonomik güç bu adamları trafiğe çıkıp kafalarına göre takılsınlar diye destekliyor mu, ya da bu adamlar neye güvenip bu kadar rahat davranıyorlar. Peki, öncelikle özür dileyerek, bu sidik yarışı neden? Atari oyunu değil ki yüksek puan hava atmak için bir sebep olsun " ben seni geçtim, senden daha iyiyim" diyebilmek için sebep olsun.
Ne cesaret ki bunlar rahatlıkla sokakta dolaşabiliyorlar. Bence kaldırımda yürümeleri bile sakıncalı bu insanların. Sistemin yaptırımları bu kadar mı zayıf ki bu insanlar trafiği hala oyun sanıyorlar.
Nasıl oluyor da kurban oluyoruz, kurban olmamak için bizde mi bu şekilde rahat olalım.
Burada bir cümle yazmak istedim, çok sevdiğim bir kitaptan alıntı olarak.
" Kendi cenazenizi hiç düşündünüz mü, tabutun çevresinde insanlar neler yapıyor, neler konuşuyor. Ne düşünüyorlar hakkınızda. Düşünün "
Saygılar